Karşı Koltuk
Karşı Koltuk
Karşı Koltuk, gerçeğe yakın kurmaca terapi odası hikâyeleri üzerinden insanın kendisiyle, yakın ilişkileriyle, sakladığı içsel çatışmalarla ve modern hayatın getirdiği görünmeyen ağır baskılarla kurduğu bağı derinlemesine inceleyen psikoloji temalı bir dikey dizidir. Dizinin merkezinde yer alan Terapist Tolga, her bölümde farklı yaşam deneyimlerine, apayrı geçmişlere ve yaralara sahip farklı danışanlarla karşı karşıya gelir. Diyalog ağırlıklı ve bölüm bazlı dramatik anlatı yapısıyla fark yaratan proje, telefon ekranını adeta bir terapi odasının kapısına dönüştürerek @dikey_dizi platformunda izleyicisiyle buluşmaktadır.
İstanbul’un entelektüel ve bağımsız sanat dünyasının merkezi olan Kadıköy vizyonuyla sıfırdan dikey formatta tasarlanan bu yapım, izleyiciye bir ders anlatma amacı gütmeden, insan ruhunun en saf ve çıplak hallerini mobil kadraja sığdırıyor.
- Yaratıcı ve Başrol
- Ana Karakter
- Format & Yapı
- Editoryal Alan
- Yayın Kanalı
- Yasal Not
- Tevfik Tolga Büyükkınay
- Terapist Tolga
- Dikey Format, Diyalog Ağırlıklı, Bölüm Bazlı Dramatik Anlatı
- İnsan ilişkileri, psikolojik süreçler ve gündelik hayatın görünmeyen yükleri
- Instagram @dikey_dizi
- Kurmaca bir dramatik yapımıdır. Psikoterapi veya tıbbi yönlendirme amacı taşımaz.
- Her Bölümde Yeni Bir Perspektif: Dizi, her bölümde Terapist Tolga'nın karşısına oturan farklı bir danışan üzerinden, izleyiciye yeni bir insan hikâyesi ve yepyeni bir bakış açısı sunar.
- Doğal Diyaloglar ve İki Kişilik Sahne Yapısı: Yapım, dikey ekranın getirdiği o dar ve klostrofobik gücü avantaja çevirerek; tamamen sinematografik fakat bir o kadar da doğal diyaloglara dayanan, iki kişilik devasa bir oyuncu performansı sergiler.
- Hayatın İçinden Psikolojik Yaklaşım: Akademik psikoloji bilgisini veya kuramsal terimleri izleyiciye bir ders anlatımı gibi dikte etmeden, gündelik yaşamın pratikleri ve insani krizlerin içine ustalıkla yerleştiren bir senaryo zekasına sahiptir.
- Yargılamadan Anlama Daveti: Anlatının en büyük editoryal farkı; izleyiciyi karakterler hakkında aceleci hükümler vermekten, onları iyi ya da kötü diye ayırmaktan uzak tutarak, sadece onları ve motivasyonlarını derinlemesine anlamaya davet etmesidir.